Makam dizileri neden dörtlü ve beşlilerden oluşuyor?

İnsanın ormandan bir kamış parçasını alıp, onun yüreğine parmak uçlarını kolayca yerleştirebileceği dört delik ve bir delik de arkasına açmış olması çok doğal görünmektedir.

Konuyla alakalı kişilerin bildiği ya da vakti gelince öğreneceği üzere, Türk Müziği makam dizileri dörtlü ve beşli notalardan oluşmaktadır. Mevzubahis kişilerin bazılarının aklına “Acaba bu diziler neden dörtlü ve beşli seslerden oluşuyor olabilir?” benzeri bir soru gelebilir ve bu kişilerin uykuları kaçabilir. Böyle sıkıntıları olanlar varsa bu yazı onlar için…

Bir süredir Hazret İnayet Han’ın Müziğin Sesin ve Sözün Gizemciliği adlı kitabını okuyorum. Kitabın XII. bölümü Hindu Müzik Bilimi ve Sanatı hakkında. Bu bölümde Hint müziğinde kullanılmakta olan 500 değişik kip ve 300 ritim olduğundan ve bu kiplere Raga dendiğinden bahsediliyor.  Belki Ragalar için bizim makamlara benziyor diyebiliriz. Ragalar yedi, altı ya da beş notalı dizilerden  oluşabiliyor olsa da dört notalı bir dizi Hint müziğinde kullanılmıyor. Ancak dört notalı dizilere Çin müziğinde rastlamak mümkün. Kitapta yer alan aşağıdaki pasaj dörtlü ve beşli ses dizilerinin kökeni hakkında çok ilgi çekici bir rivayeti anlatıyor:

Kimileri dört ya da beş notalı ses dizilerinin kökeninin, insanların çalgıları doğal içgüdüleriyle bulmuş olmalarında yattığını söyler. İlk çalgı insan sesinin bir simgesi olan flüt idi. İnsanın ormandan bir kamış parçasını alıp, onun yüreğine parmak uçlarını kolayca yerleştirebileceği dört delik -ki bu delikler parmak uçlarının aralıklarına karşılık gelmektedir- ve bir delik de arkasına açmış olması çok doğal görünmektedir. İşte beş notalı Ragayı oluşturan budur.

Hazret İnayet Han. Müziğin Sesin ve Sözün Gizemciliği. S.85

Dünyanın farklı coğrafyalarında çalınan müziğin aslında kaynakta tek olması ve yapısı belki de yüzyıllar içinde değişmiş olsa da bu kaynaktan izleri taşımaya devam etmesi benim için müziğin ortaklığını, bir olmasını, evrenselliğini ve gizemini ifade ediyor.

Sonuç olarak dörtlü ve beşliler olmasaydı hayat belki de bu kadar güzel olmazdı.

Yazar: Derya Aydın

Sıklıkla Klasik Türk Müziği dinlenen bir evde büyüdüğünden bu müziği genç yaşlarda sevdi. Üniversite yıllarında rüyalarına giren neyin sesini takip etmeye çalıştı ve bu ses onu en nihayetinde hocası neyzen Hanefi Kırgız'ın atölyesine götürdü. Burdan vesileyle yolu TÜMATA'ya vardı ve Emre Başaran'dan ney dersleri almaya başladı. Halen ney icrası üzerine çalışmakta ve makam kamplarına katılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir